Porsuğun yavruları, bizi fark ettikten sonra inleri gibi gözüken deliğin içine girdiler. En son ise o, bedeni sürükleyerek karanlık deliğin içinde kayboluverdi.
Bu bizim işimize geldi, binanın içine girip etrafta bir şeyler aramaya başladık. Kapının yakınlarında bir çanta, bölmelerinde ise bir defter keşfettik. İşe yarar gibi gözüktü, defteri aldım. Bina kamp için yeterince uygun olmayınca çıkıp etrafta daha sıcak bir bina umuduyla biraz daha dolaştık sisin içinde.
Rastladığımız bir sonraki bina dinlenmek için çok daha uygundu. Onca kilitli kapıdan sonra nihayet açık bir tanesini bulup, içeride güzel bir yer sofrası kurduk. Herkes karnını doyurduktan sonra uyumaya karar verdik. Pimo, biraz bekçilik yapacaktı.
Fakat şansımıza amansız bir saatte fare saldırısına uğradık. Herkes yavaş yavaş yerinden doğrulduğunda, Pimo'yu ısıran fareleri fark etmiştik. Saldırı esnasında bayıldı, fakat galip gelen günün sonunda biz olduk. Etraf epey bir kirlendi, birkaç fare için fazla abartmış olabilirim sanırım.